NöroTarih II

NÖROTARİH 2

 

Hayvansal Elektrikten Kuantuma - Modern Sinirbilimin Doğuşu ve Geleceği

 

Beyin bir makineyse, eğer düşünceler sadece sinir hücrelerinin ateşlenmesiyse, o zaman bir müziği dinlerken hissettiğimiz o tarifsiz duygu, bir manzara karşısında yaşadığımız o derin hayranlık nedir? Bunlar da sadece birer elektro-kimyasal tepkime mi?

NöroTarih’in ikinci cildi, modern nörobilimin şafağında, bu sorulara yanıt arayan bilim insanlarının çığır açan keşiflerine ve amansız rekabetlerine odaklanıyor. 19. yüzyılda mikroskobun ve doku boyama tekniklerinin gelişmesiyle birlikte, beynin sırları hücresel düzeyde aralanmaya başlar. Camillo Golgi’nin geliştirdiği “siyah reaksiyon” ve Santiago Ramón y Cajal’ın bu tekniği kullanarak nöronların bağımsız birimler olduğunu kanıtlaması, sinirbilim tarihinin en büyük paradigma değişimlerinden birini başlatır.

Paul Broca’nın konuşma merkezini keşfinden, Carl Wernicke’nin dilin anlaşılmasındaki rolünü ortaya koymasına; Fritsch ve Hitzig’in motor korteksi uyarma deneylerinden, David Ferrier’in beyin fonksiyonlarını haritalama çalışmalarına kadar uzanan bu süreç, frenolojinin itibarsızlaşmasından modern nöropsikolojinin doğuşuna giden yolu aydınlatıyor. Phineas Gage’in trajik hikayesi, frontal lobların kişilik ve karar verme üzerindeki belirleyici rolünü çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.

Ancak NöroTarih, sadece keşiflerin değil, aynı zamanda bu keşiflerin gölgesinde kalmış kahramanların da hikâyesidir. Kitap, bilimdeki ilerlemenin her zaman düz bir çizgide olmadığını, bazı fikirlerin (frenoloji gibi) çağını etkilerken zamanla nasıl terk edildiğini, bazılarının ise (Willis halkası, Brodmann alanları) yüzyıllar sonra bile geçerliliğini koruduğunu gösteriyor.

20. yüzyıla gelindiğinde, aksiyon potansiyelinin iyonik temellerinin çözülmesi, Hodgkin-Huxley denklemleriyle sinir iletiminin matematiksel bir modele kavuşması ve nörotransmitterlerin keşfi, nörofizyolojide devrim yaratıyor. Otto Loewi’nin rüyasında gördüğü deneyle kimyasal iletimi kanıtlaması, bilim tarihinin en ilham verici anekdotlarından biri olarak yerini alıyor. Wilder Penfield’ın ameliyat masasında uyanık hastaların beyinlerini uyararak çıkardığı duyusal ve motor haritalar (homunkulus) ve anıları tetiklemesi, beynin gizemli dünyasına dair anlayışımızı kökten değiştiriyor.

NöroTarih, tüm bu tarihsel birikimin ışığında, geleceğe de cesur bir bakış atıyor. Klasik fiziğin yetersiz kaldığı noktada, kuantum mekaniğinin bilinç ve zihin gibi en karmaşık sorunları çözmede nasıl bir anahtar olabileceğini, NeuroQuantology gibi yeni bir disiplinin doğuşunu tartışıyor.

Elinizdeki bu iki ciltlik eser, yalnızca bir tarih kitabı değil; insan olmanın ne demek olduğuna dair, bilimin, felsefenin ve merakın rehberliğinde çıkılan destansı bir yolculuk. NöroTarih, kafamızın içindeki o üç kiloluk evrenin sırlarını keşfetmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir başucu kaynağı.

 

Dr. Sultan Tarlacı

 

ISBN: 978-625-93668-8-3                   

Baskı Sayısı:  1. Baskı

Dil: Türkçe

Sayfa Sayısı: 374

Yayınevi: Üsküdar Üniversitesi Yayınları